İnternet Arşivi kaybolursa silinen haberleri ve değiştirilen açıklamaları kim hatırlayacak? Dünyanın dijital geçmişine erişimi mahkemeler, şirketler ve siber saldırılar mı belirleyecek? 1 trilyon sayfalık bir hafızanın nasıl kurulduğu ve bugün neden tehlikede olduğu, internetin geleceği açısından da kritik bir soru.
Videonun ana konusu ne?
1996’da internet büyük bir hızla büyüyordu ama bir hafızası yoktu. Bir web sayfası, sunucusu kapatıldığında ya da alan adı yenilenmediğinde iz bırakmadan kayboluyordu. Bu sorunu fark eden Brewster Kahle, Nisan 1996’da kâr amacı gütmeyen İnternet Arşivi’ni kurdu. Kahle aynı yıl Bruce Gilliat ile Alexa Internet şirketini de kurmuştu; Alexa’nın tarama robotlarının topladığı sayfaların kopyaları arşive aktarılmaya başlandı.
Toplanan sayfalar ilk yıllarda halka açık değildi. 24 Ekim 2001’de tanıtılan Wayback Machine ile 1996’ya uzanan 10 milyardan fazla web sayfası ve yaklaşık 100 TB’lık arşiv, internet bağlantısı olan herkesin erişimine açıldı. Ekim 2025’te ise arşivlenen sayfa sayısı 1 trilyona ulaştı.
Konu neden önemli?
Wayback Machine ile bir sayfanın silinmesi, kamusal izinin de yok olacağı anlamına gelmekten çıktı. Gazeteciler değiştirilmiş açıklamaların eski sürümlerini inceleyebildi, araştırmacılar kapanmış toplulukların izini sürebildi. 11 Eylül saldırılarının ardından Kongre Kütüphanesi ve diğer kurumlarla birlikte yürütülen arşivleme çalışması, hangi sayfanın kaydedildiğinin hangi tanıklığın hatırlanacağını belirlediğini gösterdi.
6 Ocak 2021 Kongre baskınında da arşivlenen içerikler önem kazandı. Parler platformu kapanmadan önce bağımsız arşivcilerin topladığı videoların bir bölümü İnternet Arşivi altyapısına aktarıldı ve ProPublica bu materyalden doğruladığı 500’den fazla videoyu kronolojik bir veri tabanında yayımladı.
Arşivin kâr amacı gütmeyen bir yapıyla kurulması da bilinçli bir tercihti. Kahle, yayınlanmış tüm eserlerin herkes tarafından erişilebildiği evrensel bir kütüphane vizyonunu savunuyordu. Amaç, kayıtların yalnızca ticari değer taşıdıkları sürece saklandığı piyasa koşullarına kurban gitmesini engellemekti.
Hikâyeyi doğru okumak için hangi noktalara bakmalı?
Arşiv hiçbir zaman internetin eksiksiz bir kopyası olmadı. Parolayla korunan bölümler, dinamik içerikler ve iki tarama arasında silinen sayfalar kaydedilemedi. Bugün algoritmik akışlar, kapalı hesaplar ve mobil uygulamalar, geleneksel tarama robotlarının erişiminin çok ötesinde kalıyor.
Dijital hafıza da aslında fiziksel. 6 Kasım 2013’te San Francisco’daki tarama merkezinde çıkan yangında kimse yaralanmadı ve dijital koleksiyon zarar görmedi, ancak yaklaşık 600.000 dolarlık tarama ekipmanı kullanılamaz hâle geldi. Koleksiyonun tek kopya hâlinde tutulmaması arşivi kurtardı.
Videodan öne çıkan noktalar
- Jason Scott önderliğinde başlatılan emülasyon koleksiyonları, eski yazılım ve oyunları doğrudan tarayıcıda çalıştırılabilir hâle getirdi.
- Pandemide başlatılan Ulusal Acil Durum Kütüphanesi sonrası yayıncıların açtığı davada mahkeme 2023’te aleyhte karar verdi, temyiz de 2024’te kararı onadı.
- Great 78 Project nedeniyle müzik şirketlerinin açtığı dava, 2025’te gizli şartlarla uzlaşmayla kapandı.
- Mayıs 2024’te bir DDoS saldırısı arşivi geçici olarak erişilemez hâle getirdi.
- Ekim 2024’te yaklaşık 31 milyon kullanıcının e-posta adresleri ve şifrelenmiş parolaları sızdırıldı.
Bugüne kalan dersler
Mahkeme kararları, sunuculardaki dosyalar silinmese bile kullanıcıların bu verilere ulaşmasını engelleyebiliyor. Siber saldırılar da bir arşivi susturmak için kayıtları silmenin gerekmediğini gösteriyor. Erişim kesildiğinde dijital hafıza teknik olarak yaşasa da kamusal işlevini yitiriyor.
Ulusal kütüphaneler, üniversiteler ve bağımsız arşivciler de internetin farklı parçalarını koruyor. Ama hiçbirinin elinde bütün internetin bir kopyası yok. İnternet Arşivi ortadan kalkarsa bıraktığı boşluğu dolduracak tek bir kurum bulunmuyor.
Sonuç
İnternet bize her şeyin sonsuza kadar orada kalacağı yanılsamasını verdi. Oysa dijital geçmiş kendiliğinden hatırlanmıyor; ancak birileri onu kaydettiği, sakladığı, finanse ettiği ve erişilebilir tuttuğu sürece yaşamaya devam ediyor.
Videoda İnternet Arşivi’nin doğuşunu, Wayback Machine’in nasıl çalıştığını ve kurumu bugün tehdit eden davalarla siber saldırıları ayrıntılı biçimde izleyebilirsiniz.